03 Kasım 2016

Günlük | Pedofoli Hakkında!,Müge Anlı

Her şey dersimin iptal olması ve evde olduğum diğer günler de yaptığım gibi Müge Anlı'yı açmamla başladı!
Gerek uzun süreli ayrılık kavuşmalarına aşık olmam, gerek psikolojik travmalara tanıklık etme isteğim gerekse psikiyatr Avni Bey'den bir şeyler kapmak, gerekse melankolik ruhumu trajik hikayelerle doyurmak için Müge Anlı izlemeye bayılıyorum.Ablam bununla ne kadar dalga geçerse geçsin toplumda yaşanan bu olayların mesleğimde de bir bakış açısı kazandıracağına inanıyorum.

Bugün kardeşim,ablam,babanem ve benden oluşan kahvaltı soframıza Müge Anlı'da dahil olmuştu anlayacağınız. Programa çok vahşi bir haber gelmesiyle önce çok üzüldük sonra çok güldük, durun taşlamayın ilerde anlatınca sizde güleceksiniz bence :D

 Önce hala çok üzüldüğüm 3,5 yaşındaki bir bebeğin komşusu tarafından uğradığı istismar olayından biraz bahsetmek istiyorum. Biz:
- ''Kadın cinayetleri, koca şiddetleri, güçsüz gördüğünüz kadınlardan egonuzu tatmin ediyorsunuz, hırsınızı çıkarıyorsunuz aşağılıklar'' tarzı yakınmalarda bulunurken, intikam alma, tatmin alma duyularınız nasıl 3,5 yaşında ki bebeğe kadar ulaştı anlamıyor ve açıklayamıyorum!


Zavallı ruhlarınızı çocukların bedeninden tatmin etmenizi aklım almıyor. Çok değil bundan bir iki hafta önce yaşanan ve bence pedofilinin ülkemizde var olduğunun daha net görülmesini sağlayan, ama bizim gözlerimizin açılması için harcanan küçücük bir beden olan Irmak bebek, hala ismini andığımda tüylerim diken diken oluyor.

O adinin sözleri tekrar tekrar beynim de yankılanıyor ve beynim bu vahşeti gerçekten kaldırmıyor, zalimler için yaşasın cehennem ama bu dünyada da onların cezalarını çekmeleri lazım! Umarım hakkettiği cezayı bulur...

Bugün ise 2,5 yaşındaki bir bebeğin ablasının oturduğu apartmanda kesin olmasa da büyük ihtimalle kasten üzerine yakıcı madde dökülerek ailesine duyulan düşmanlıkları yüzünden suçsuz yere yakıldığı haberini izledik.

Kardeşimiz yanımızdaydı ve artık büyük insanların sorunları küçüklerle çözmeye çalıştığı bir zamanda olduğumuz içimizi yaktı ve ona bununla ilgili nasihatler,çözümler vermeye çalıştık.

''Kimseden şeker,çikolata alma ihtiyacın yok biz sana alırız.''
''Tenha yerler de çok dolanma kalabalığın arasına karış.'' 
''Birisi bir şey dediğinde kaç kaçamıyorsan çığlık at.'' gibi...

Bunların üzerinden kendi hikayelerimizi anlatmaya başladık.
Ben birisinden şüphelendiğimde telefonu alıp 'Babacım ben geldim sen ne zaman burada olursun' diye yalandan babam ile konuştuğumu anlattım.
İşin komiği babanemde gençliğinde ormanda odun toplarken birisini gördüğünde sanki önlerinde köyden birisi varmış gibi 'Sen o odunları nereden yaptın eci(abla) beni de götürüver' diye bağırırmış.:D Yani biz kadınlar bundan 600 yıl öncede 40 yıl öncede kendimizi korumak için aynı yollara başvurmuşuz. Ulen tespit gibi tespit yaptım :D Eğer tez konum sosyolojik olursa bunu da kullanırım ben ;) Oradan da ver elini Oxford  efenime söyleyim Hardward ne bileyim Galler de olur. E dur bunu bir düşüneyim :)

Neyse biz kendi korkularımıza , belkide  travmalarımıza gülüp eğlenmeyi bildik ama aramızda atlatamayacağı şeyler yaşayanlar muhakkak vardır. Çocuklarınız, yeğenleriniz böyle kalıcı acılar yaşamasın diye bir araştırma yaptım ve bana göre yapılması gereken maddeleri paylaşmak istedim.. Uzun bir yazı olduğunu biliyorum ama bir kişinin okuması ve o kişiye  farkındalık  kazandırması bile bize yeterli....


  • Çocuğunuza benim bedenime kimse dokunamaz olgusunu öğretin! ; Eğer o anda beni öpmeni istemiyorum diyorsa ebeveyni olarak siz bile öpmeyin. Bedenine ondan başka kimsenin dokunamayacağını aşılayın.
  • Kimsenin dokunmasına izin vermeyin! ; Türk insanı çok cana yakın, çok sevecendir. Kimse kırılmasın ister evet ama kimsenin kalbi 'sizin çocuğunuz' dan önemli değil! 
  • Çocuğunuza inanın! ; Çocuklar çıkar, yalan nedir ? bilmezler - eğer siz ona öğretmediyseniz- bana dokundu cümlesinin sonuçlarını hiçbir çocuk bilmez ki size bunun hakkında yalan söylesin.
Asla böyle insanları savunmuyorum fakat bunun bir hastalık olduğunun farkına varın! Bunları çocuğunuza  öğretirseniz elbette çocuğunuzu korumuş olacaksınız ama en etkin çözüm bu insanları topluma kazandırmak, terapi görmelerini sağlamak. Çünkü bir yetişkin kafasına koyduysa minik yavrularımız buna karşı çıkamaz o illa ki istediğini elde eder. Bu hastalığın tam bir tedavisi yok  aslında çünkü bu cinsel bir yönelim ve daha anne o çocuğa hamileyken beyin böyle gelişiyor fakat doktor himayesinde, kontrol altında olabilirler.  Aslında çok fazla araştırma yaptım ve bir çok yazmak istediğim ayrıntı da var ama bu seferlik bu kadar yeteceğini düşünüyorum, sorularınızı yorum olarak bırakırsanız ya da mail atarsanız severek cevaplarım. Kendiniz iyi davranın, ama en çok çocuklara!

Kız Kardeşleri daha yakından takip etmek isterseniz:
İnstagram Hesabımız: @kizkardeslerarasinda_com
Facebook Sayfamız: Kız Kardeşler Arasında
Twitter Hesabımız: @kkizkardesler

19 yorum:

  1. Benimde kendimi koruma yontemim korktugumda:) hemen teli alip baba geliyo musun ha tamam gordum demk. :) ewe girerken de bizim ewimz mustakil olunca, tek basimaysam. Bicagimi nereye koymustm bn faln diyorum :))
    Degindiginz konu icin tesekkur ederiz. Ellerinize saglik, sklmadan okudum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yalnız olmamanın sevincini yaşıyoruz şuan :) rica ederiz, yorum için teşekkürler 😊

      Sil
  2. Bende dikkat ediyorum. Kardeşime bu istekleri annem ve babam öğretiyor. Bende böyle bir yazı yazacaktım. yüreğine sağlık. Ayrıca sosyoloji ve Psikoloji okuyanlar müge Anlı'yi özellikle iizlemeli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yanii bunu demen Büşra'ya güç verecek ve ben Müge Anlı'yı kapatmayacağım sanırım :)
      Mutlaka yazmalısın biz yazdığımız zaman bir kişi bile okusa o bizim karımız olur çünkü...

      Sil
  3. Pedofili artıyor belki de hep vardı ama şimdi açığa çıkıyor.Faydalı bir yazı olmuş.Kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten öyle yeni yeni ortaya çıkıyor ve çığ gibi büyüyor:( teşekkür ederiz :)

      Sil
  4. bizim ülke delirdi iyice yaaa.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında insanlık delirdi diyelim, çünkü bu sadece bizim ülkemizde olan bir şey değil. Dünya çapında çok yaygın bir suç ve ortadan kaldırmaya yönelik farklı kampanya ve faaliyetler var. Rabbim korusun :(

      Sil
  5. Ben de telefonla aynı şeyi yapıyorum. Resmen gülüyoruz ağlanacak halimize. Biz kadınlar olarak ne çok sınav veriyoruz şu hayatta.
    Diğer konuda ise söyleyecek ağız dolusu lafım var lakin sakin kalamamaktan korkuyorum. Bir çocuğa, her yanından masumluk akan, tamamen güçsüz bir varlığa yapılanları aklım almıyor. Ben bu tarz insanların giderek arttığını düşünüyordum ama artık öyle düşünmüyorum.
    Ne yazık ki hiç bir yaptırım, caydırıcı unsur olmadığı için adalet! sistemimizde şu an at koşturuyorlar. Hep vardılar ve artık saklama ihtiyacı duymuyorlar.
    Hak ettiklerini bulurlar inşallah bir an önce, hemde hiç bir masuma sokulamadan, dokunamadan..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle caydırıcı bir cezai uygulama olmamasından kaynaklı artışlar bunlar.
      Rabbim miniklerimizi korusun ama bizde önlemlerimizi almalıyız..

      Sil
  6. Konu farkındalık yarattığı için güzeldi. Müge Anlı'nın programını sever ve yararlı bulurum. Çocuk istismarı fazlaca gündemde. Zaten gündem artık her daim karışık, tutar şey yok gibi. Seyretmesi, hazmetmesi güç. Emeğinize sağlık. Sevgiler Büşra, kardeşine de :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizden de kocaman sevgiler, sevginin gündemde kalamadığı şu kötü günlereden..

      Sil
  7. ya sizin yazdıklarınızı çok seviyom yaa onu bi dicektim :)

    YanıtlaSil
  8. Çok güzel bir yazı olmuş. Malesef bunlar ne kadar acı ve iğrenç olsalar da hayatın gerçekleri. Irmak bebeği hatırlayınca bile gözlerim doluyor, tüylerim ürperiyor, içimde öfke dalgaları kabarıyor. Keza diğer yavrucak için de öyle. Bazı şeyleri cidden anlayamıyorum. Ne yüreğim, ne de midem kaldırmıyor. Birbirinize anlattığınız anılar bana çok tanıdık geldi. Ben de arkadaşımla babammış gibi konuşup öyle tipleri başımdan savmaya çalıştığımı bilirim. Gelinen hale bak, çok yazık gerçekten.

    YanıtlaSil
  9. Bak anne karnından beri öyle olduklarını ilk defa duydum , bu çok kötüymüş ama :(
    4 yaşında kardeşim var , ona anlatmaya çalışıyorum çocuk korkuyorum anlatma diyor , onu bile etkiliyorsa başlarına gelen zavallı çocuklar ne yapsın :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah çocuklarımızın yardımcısı olsun bu konuda bizler bir ters bakışı kaldıramazken onlar küçücük ruhlarına büyük yaralar alıyorlar :(
      kız kardeşim bu konuda çok araştırma yapmıştı malum psikolog adayı bir hastalık yani :(

      Sil
  10. Kadın olmak şöyle dursun insan olmak bile artık çok zor bir şey haline geldi. Böyle konular olunca karamsarliga kapiliyorum ama inşallah bu ağrılı ve sancılı zamanlar güzel şeylere gebedir. Sevgiler kızçeler❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karamsarlaşmak için çok fazla neden var, ama unutmayalım ki yaşam olduğu sürece umut vardır! :)

      Sil

Yorumlarınız bizim için çok değerli, çok teşekkür ederiz :)
Sizden ricamız linklerinizi Blog Keşif Etkinliğimize bırakmanız! :)